Çavuşoğlu, CNN Türk’te gündeme değerlendirdi.

“Bir gazeteci olsaydınız Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Rusya ziyaretine nasıl bir başlık atardınız?” sorusuna Çavuşoğlu, “Şunu söylerdim. Normalleşme süreci tamamlandı.” cevabını verdi.

Rusya’nın kolay bir ülke olmadığını, hedeflerinin ve ayrıştıkları noktaların bulunduğunu dile getiren Çavuşoğlu, öte yandan Rusya’nın diğer Batı ülkelerinden farkının, oturup konuşulduğunda ve anlaşıldığında sözünü tutması olduğuna dikkati çekti.

Maalesef, bugün Batı dünyasında ve başka ülkelerde bu samimiyeti ve kararlığı göremediklerini ifade eden Çavuşoğlu, “Rusya söz verdiği zaman, anlaşma yaptığımız zaman sözünü tutuyor.” dedi.

Türkiye-ABD ilişkilerinin yeni dönemde seyri konusunda da Çavuşoğlu, siyasi, ekonomik veya başka konularda ülkelerin farklı bakış açılarının olabileceğini, ancak terör ve teröristler konusunda kimsenin “Biz farklı düşünüyoruz” deme lüksünün bulunmadığını anlattı.

YPG konusunda ABD’den beklentilerinin, PKK’ya nasıl politikalar uyguluyorlar ise YPG konusunda da aynı tutumu sergilemesi olduğunun altını çizen Çavuşoğlu, “Başka bir terör örgütüne karşı bunu biz kullanalım. Olmaz. Terör örgütü kullanılmaz. Terör örgütü esasen sizi kullanır.” diye konuştu.

Çavuşoğlu, “Terör örgütünü desteklemeye devam ederlerse, FETÖ’yü vermezlerse, elbette ilişkilerimiz bundan olumsuz etkilenir. Bu kaçınılmaz. Bizi sürekli hedef alan bir terör örgütü ile bir müttefikimizin o veya bu sebepten yakın ilişki içinde olmasını, ona silah vermesini kabullenemeyiz. Hiçbir ülke kabullenemez.” dedi.

Darbe girişimi karşısında NATO’nun tavrının hayal kırıklığı yaratmasına ilişkin olarak “bu politikayı sürdürmeleri halinde İncirlik Üssü’nün statüsü ve Türkiye’nin NATO ittifakı içindeki pozisyonunun tartışmaya açılıp açılmayacağı” yönündeki soruya Çavuşoğlu, samimi olmayan NATO müttefiklerinin bulunduğu cevabını verdi.

İncirlik’in Türkiye’nin üssü olduğunun altını çizen Çavuşoğlu, “Üsle ilgili her türlü kararı alırız. Ama durup dururken, NATO’nun en önemli üyesiyiz, bir ülkeyle aramızda sorun oldu diye NATO üyeliğimizi niye tartışmaya açalım? Niye açtıralım?” ifadelerini kullandı.

Çavuşoğlu, ABD Adalet Bakanı Jeff Sessions’ın, New York Güney Bölge Savcısı Preet Bharara’nın aralarında bulunduğu 46 savcının istifasını istemesiyle ilgili olarak da, “Türkiye ile ilgili konularda, Bharara tamamen FETÖ’nün kontrolünde olan ve FETÖ’cülerle sürekli görüşen, onlarla Türkiye’ye gelen bir savcıdır. Politize olmuş bir savcıdır.” dedi.

Her yönetimin kendi savcılarını atamak isteyebileceğini dile getiren Çavuşoğlu, “Türkiye’de şu anki hükümet, ‘Ben tüm savcıları değiştireceğim istifa etsin dese’ kıyamet kopar. Ama ABD’de sistem böyle.” diye konuştu.

Türk bakanların ve siyasetçilerin Avrupa’daki bazı ülkelerdeki toplantılarının iptal edilmesine ilişkin olarak da Çavuşoğlu, bu konuda geri adım atmalarının mümkün olmadığını anlattı.

Geçmiş dönemlerde de seçimden önce Avrupa ülkelerine giderek Türklerle buluştuklarını anımsatan Çavuşoğlu, “Neden şimdi engellemeye çalışıyorlar? Taraf tutuyorlar. Referandumda taraf tutuyorlar. ‘Hayır’ı tutuyorlar. ‘Hayır’ için çalışıyorlar.” ifadelerini kullandı.

“Avrupa ‘Hayır’ çıkmasını mı istiyor?” sorusuna Çavuşoğlu, “Evet, aynen öyle.” karşılığını verdi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Benim toplantı yapacağım düğün salonunun sahibinin biri Urfalı, biri Kayserili. ‘PKK tehdit ediyor ona rağmen ben sözümden dönmem’ diyor. İstihbarat, polis hepsi tehdit ediyor. Hamburg’ta 4 tane salonu iptal ettiler. Vatandaşın yerinin ruhsatını en sonunda iptal ediyorlar.” şeklinde konuştu. Çavuşoğlu, “Alman istihbaratı tehdit mi ediyor?” sorusuna da, “Evet, aynen.” yanıtını verdi.

Almanya’nın bu konuda daha olumlu bir tutum sergilemeye başladığını belirten Çavuşoğlu, “Pozisyonundan geri adım da attı da, hatasını anladı da, bunun ilişkilerimize vereceği zararı gördü de diyebilirsiniz. Hatadan dönmesi doğru.” diye konuştu.

Alman mevkidaşı Sigmar Gabriel ile görüşmesinde, “Türk toplumunun patlayacak noktaya geldiğini” söylediğini dile getiren Çavuşoğlu, “Şu anda istihbarat ve polis organize şekilde Türk toplumuna baskı yapıyor. Türk toplumu bu noktaya geldi.” dedi.

Çavuşoğlu, bugün Hollanda’ya yapacağı ziyarete ilişkin olarak da “Türkiye Cumhuriyeti’nin dışişleri bakanı gidecek. ‘Yok uçuş iznini iptal ederiz. yok onu yaparız’. İnanamıyorsunuz değil mi? Türkiye Cumhuriyeti’nin dışişleri bakanını böyle tehdit ediyorlar. Ben de ‘ben geleceğim’ dedim. Rotterdam’a bugün gideceğim. Bunlar, faşizan uygulamalar. 2. Dünya Savaşı öncesine gidiyor Avrupa.” değerlendirmesinde bulundu.

“Size gelmeyin demelerine rağmen siz gidiyorsunuz” değerlendirmesi için Çavuşoğlu, “Ben gidiyorum. Benim gitmemden dolayı tansiyon artacaksa artsın. Benim gitmemin ne zararı var onlara? Dışişleri Bakanıyım, istediğim yere gidebilirim.” ifadelerini kullandı.

Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Almanya’yı ziyaret edip etmeyeceğine ilişkin olarak şöyle konuştu:

“Cumhurbaşkanımız düşünüyor, henüz tarihi ve yeri belli olmadı. Ama Gabriel ile Almanya’daki görüşmemizde bazı bölgelerdeki salonları tavsiye etti. ‘Hem salon büyük hem park alanı geniş, güvenlik tedbirleri de daha kolay alınabilir’ dedi. Önerdiği yerler oldu. Bu ne demektir, Almanya’da elbette doğal olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın oraya gelmesi kendileri için de olumlu ve uygun bir şey… Zaten buna uygun veya uygun değil demeleri olmaz. Böyle birbirimizi yasaklamaya başlarsak, gerçekten çok ciddi sonuçlar ortaya çıkar. Eğer Hollanda benim uçuş iznimi iptal ederse, sürekli tehdit ediyorlar, eğer böyle bir şey yaparlarsa, ekonomik ve siyasi bizim Hollanda’ya karşı yaptırımımız çok ağır olur. Biz bunun altında kalmayız. Ne demek bir bakanın, ben veya başka bir bakan, uçuşunu iptal et. Bu çok ağır sonuçlar doğurur. Hollanda bu tür yanlış politikalarından vazgeçsin, bu sakat anlayıştan vazgeçmesi lazım.”

Çavuşoğlu, Irak ve Suriye’nin Türkiye için önemli iki kardeş komşu olduğunu vurgulayarak, her iki ülkenin toprak ve sınır bütünlüğünü desteklediklerini belirtti.

Bakan Çavuşoğlu, “Biz, Irak’ta da ayrı bir devlet kurulmasına karşıyız. Irak’ın toprak bütünlüğünü destekliyoruz. Suriye’nin sınır ve toprak bütünlüğünü destekliyoruz. Burada ayrı bir devlet veya kanton oluşmasına karşıyız.” dedi.

“Türkiye’nin istemediği gelişmeler olması halinde Münbiç ve ‘kuşak’ denilen alanda, Türkiye bunu doğrudan durdurmak için YPG’ye askeri müdahalede bulunur mu?” sorusuna Çavuşoğlu, “Türkiye, kendi güvenliğini sağlamak için ve kendine yönelik tehditleri ortadan kaldırmak için doğrudan müdahale dahil her türlü tedbiri alır. Hem alacak kararlılıktadır hem de gücümüz var.” ifadelerini kullandı.

Yunanistan ile yaşanan gerginliğe de değinen Çavuşoğlu, “Biz daha önce uyarı yaptık. ‘Bunlar aklını başına toplasın. Elimizden bir kaza çıkabilir’ dedik. Bizim askerlerimiz, arkadaşlarımız çok sakin ve son derece sağduyulu davranıyorlar. Onların yaptığı kışkırtmalara veya tahrik edici adımlara biz karşılık verecek olsak, elimizden kaza çoktan çıkardı.” dedi.

Orta düzeyde Japonca bildiğini dile getiren Çavuşoğlu, Japoncanın gramer ve telaffuz bakımından Türkçeye benzediğini anlattı. Çavuşoğlu, söyleşi sırasında bazı Japonca cümleler kurdu.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile de bazen Rusça konuştuğunu söyleyen Çavuşoğlu, “Rusçamı ekonomik ve yerinde kullanıyorum. O yüzden bildiğimden de daha iyi görünüyorum.” diye konuştu.

Golf konusunda da iddialı olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, yaptığı her işte iddialı olduğunu söyledi.

Kalabalık bir ailede büyüdüğünü ifade eden Çavuşoğlu, yoğunluk nedeniyle bazen ailesine zaman ayıramadığını da anlattı.

Kızı Eylül İrem’in Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesinde okuduğunu söyleyen Çavuşoğlu, kızının referandumda evet diyeceklere okul ortamında ‘Sizin gibi insanlar Bilkent gibi bir okulda nasıl okur? TED Kolejinde nasıl okur? ‘Sizin yeriniz buralar değil’ şeklinde gelen yorumlara ve anlayışa çok üzüldüğünü belirterek, “Kendisi için üzülmüyor da böyle bir anlayışın bugün Türkiye’de olmasına çok üzülüyor.” diye konuştu.

Türk dizilerinden “Diriliş”i kaçırmadığını da belirten Çavuşoğlu, Türkiye’nin “yumuşak gücü” haline gelen Türk dizilerinin son yıllarda dünyanın birçok yerinde beğenilerek izlendiğini söyledi.

Lost Password