Bakan Çavuşoğlu, “Yeni Anayasa Yeni Türkiye” konferansında konuştu

 

Çavuşoğlu, Keçiören Belediyesi tarafından Yunus Emre Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Yeni Anayasa Yeni Türkiye” konferansında konuştu.

Dışişleri Bakanlığının çok yoğun, çok yönlü ve proaktif bir dış politika izlendiğini belirten Bakan Çavuşoğlu, Türkiye’nin girişimci, vicdani ve insani dış politikasının Suriye’de ateşkesin sağlanmasından, mazlum insanların kurtarılmasına kadar bir çok alanda yakın ve uzak bölgelerde yürütüldüğünü vurguladı.

Yurt dışındaki Türk vatandaşlarının, soydaş ve akraba topluluklarının da Türk dış politikasının öncelikleri arasında olduğunu belirten Çavuşoğlu, “Son günlerde özellikle Avrupa’da bazı ülkeler bizim vatandaşlarımızla buluşmamıza engel çıkarıyorlar. Hem vatandaşlık vermiyorlar vatandaşlarımıza hem de onları böyle rehin alıyorlar.” ifadelerini kullandı.

Bu durumun insanlığa, diplomatik teamüllere, dostluğa, insan haklarına, hukukun üstünlüğüne, demokratik hak ve özgürlüklere sığmadığını vurgulayan Mevlüt Çavuşoğlu, “Bir tane hepimizin etrafında birleştiği kriter koy, ‘bununla bağdaşıyor’ de, ben senden özür dileyeceğim. Ama bağdaşmıyorsa da sen benden özür dileyeceksin. Ama biz engel tanımıyoruz. İki gün önce Hamburg’ta vatandaşlarımızla buluştuk. Cumartesi günü de tüm engellemelere, ırkçı söylemlere rağmen inşallah Rotterdam’a gideceğiz. Oradaki Türk kardeşlerimizle, Türklerle buluşacağız, onlarla hasret gidereceğiz. Bizi de kimse engelleyemez.” diye konuştu.

Bu engellemelerin zamanlamasına dikkati çeken Çavuşoğlu, “Özellikle bu aşamada, bugünlerde neden bu engelleri çıkarıyorlar? Çünkü önümüzdeki referandum sürecinde ‘Hayır’ için çalışıyorlar. ‘Evet’ çıkmasını istemiyorlar.” değerlendirmesinde bulundu.

Avrupa’daki ve dünyanın değişik yerlerindeki Türk toplumunun mart sonundan Nisan’ın 9’una kadar açık olacak sandıkları sabırsızlıkla beklediklerini belirten Bakan Çavuşoğlu, “Hiç bizim oy istememize gerek yok. Sağ olsunlar bilmeden bu akılsız politikaları sayesinde bize de destek veriyorlar. Ama bu anlayışlarını değiştirmeleri gerekiyor. Güçlü Türkiye’nin size ne zararı var? Güçlü Türkiye sizin yükünüzü almıyor mu? Biz 25 milyar dolar harcayarak 3 milyon Suriyeliyi bugün ülkemizde misafir etmeseydik siz ne hale gelecektiniz? Yüz bin tane geldiği zaman dağılıp gidiyorsunuz, kaç tane ülkesiniz. Güçlü Türkiye bugün Avrupa’nın güvenliği için de bir teminattır, sigortadır.” şeklinde konuştu.

Sadece Avrupa’daki Türklerin Avrupa’da 1 milyona yakın istihdam sağladığının altını çizen Çavuşoğlu, “Ne zararı var size? Niye sistematik baskı yapıyorsunuz oradaki Türklere? Neden? Kıskançlık, fesatlık. Türkiye’nin güçlenmesini istemiyor. Türkiye’nin bağımsız olmasını istemiyor. Türkiye’nin kendi kendine karar vermesini istemiyor. Türkiye’nin aktif politika izlemesini istemiyor.” dedi.

Cumhuriyetin tanımının anayasada yer aldığını ve yeni anayasada da o maddelerinin korunacağını söyleyen Mevlüt Çavuşoğlu, “Ne getiriyoruz, Cumhurbaşkanlığı sistemi. Peki, cumhurbaşkanlığı sistemi dünyada ilk defa mı geliyor? Hayır.” diye konuştu.

Bazı ülkelerde başkanlık, bazılarında yarı başkanlık, Avrupa dahil bazı ülkelerde ise monarşi, krallık olduğunu söyleyen Çavuşoğlu, “Bu sistemi demokrasiyle birlikte getiren ülkelerde istikrarı görüyoruz.” ifadesini kullandı.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

“Bugünün şartlarında iki tercihten birini yapmak durumundayız. Şu andaki sistemle Türkiye’nin gitmesi mümkün değil. Ya bu sistemi getireceğiz, cumhurbaşkanlığı sistemini. Hükümet başkanı cumhurbaşkanı olacak, bizi halk seçmeye devam edecek. Ya da halk verirse, ikinci seçenek olarak halkın elinden cumhurbaşkanını seçme yetkisini alacağız ve cumhurbaşkanını seçme yetkisini Meclise tekrar vereceğiz. Cumhurbaşkanının şu andaki yetkilerinin hepsini alıp, sembolik bir cumhurbaşkanı yapacağız. Ben size soruyorum, ‘cumhurbaşkanını ben değil de Meclis seçsin’ diyen bir kimse var mı? Bu salonda yok. Benim sorduğum hiç bir yerde de ‘ben cumhurbaşkanını seçmek istemiyorum, tekrar Meclis seçsin diyen olmadı.”

Mevcut sistemde cumhurbaşkanının elinde çok geniş yetkiler olduğuna dikkati çeken Çavuşoğlu, “Mesela Meclisi feshediyor. İstediği zaman Cumhurbaşkanı, Bakanlar Kurulu’na başkanlık eder. Şu anda Cumhurbaşkanı Külliye’de başkanlık ediyor mu Bakanlar Kurulu’na, ediyor. Şu anda bir sorun var mı, yok. Peki yarın başka bir cumhurbaşkanı geldiğinde diyebilir ki ‘bundan sonra Bakanlar Kurulu’na hep ben başkanlık yapacağım’.” şeklinde konuştu.

Böyle bir durumlar yaşandığında kavga ve krizin başlayacağını belirten Mevlüt Çavuşoğlu, “Türkiye’nin geleceği için, istikrarı için ve demokrasinini tıkır tıkır işleyebilmesi için, seçimlerin zamanında yapılabilmesi için, bugün İtalya’nın ve daha bir çok ülkenin yasaklamaya çalıştığı koalisyonların olmaması için biz bu sistemi getirmek durumdaydık.” değerlendirmesinde bulundu.

Çavuşoğlu, “Bugün 15 yıldır Türkiye tüm zorluklara, engellemelere rağmen, 15 Temmuz hain darbe girişimine rağmen, daha önceki postmodern muhtıraya rağmen, AK Parti’yi kapatma davası, Cumhurbaşkanımızı ilk seçimlerde seçime sokmama dahil tüm engellemelere rağmen Türkiye emin adımlarla yoluna devam ediyorsa, bunun sebebi sistem değildir, bunun sebebi millettir. Çünkü milletimiz AK Parti’yi tek başına hep iktidara getirmiştir.” diye konuştu.

Türkiye’nin tüm engellemelere rağmen yoluna emin adımlarla devam ettiğini vurgulayan Bakan Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

“Biz koltuk sevdalısı değiliz. Kimse kalıcı değil bu koltuklarda. Kimse bu dünyada kalıcı değil, hepimiz faniyiz. O yüzden sistemi getiriyoruz. Dünyada Recep Tayyip Erdoğan’dan daha güçlü bir lider var mı? Peki dünyada Recep Tayyip Erdoğan’dan daha güçlü ve arkasında bu kadar halk desteği olan bir lider var mı? Recep Tayyip Erdoğan daha ne gücü istesin? Getireceğimiz bu sistem, Recep Tayyip Erdoğan sonrası Türkiye için önemlidir. Getireceğimiz bu sistem, Recep Tayyip Erdoğan sonrası Türkiye’nin sigortasıdır. Neden, çünkü her zaman Recep Tayyip Erdoğan gibi güçlü bir lider çıkmaz. Ama sistemin kendisi güçlü olacak ki koalisyon olmayacak. Sistemin kendisi güçlü olacak ki tek başına iktidar olacak. Sistemin kendisi güçlü olacak, çünkü halkın yüzde 50 artı 1 oyuyla seçilen cumhurbaşkanı olacak.”

İnsan hakları, demokrasi, hukuk kriterleri açısından Avrupa’daki sistemlerden örnekler veren Mevlüt Çavuşoğlu, “Hollanda, beni istemeyen Hollanda var ya hakimler savcılar yüksek kurulunun tüm üyeleri bir kişinin, adalet bakanının önerisi üzerine kral tarafından ya da kraliçe tarafından atanır. Bir kişi öneriyor, kral onaylıyor. Adalet Bakanı da bir partiden seçilmiş, atanmış bir bakan. Ne oldu? Hani Türkiye’de 4 tanesini atadığın zaman kıyamet kopuyordu?” dedi.

Çavuşoğlu, hakimler savcılar yüksek kurulunun tüm üyelerinin İspanya’da parlamentonun önerisi üzerine kral tarafından, İsveç’de ise 11 üyenin tamamının hükümet tarafından atandığını hatırlattı.

Anayasa paketinin MHP ve AK Parti’nin kurduğu ortak heyet tarafından enine boyuna müzakere edilerek hazırlandığını vurgulan Bakan Çavuşoğlu, “Keşke CHP de olsaydı. Ne oldu, seçimden sonra kurduk bir komisyon daha ilk günden ne yaptılar, kaçtılar gittiler değil mi?” diye sordu.

Referandumda “Hayır” diyenlerin bu sistemle bir daha iktidara gelemeyecekleri için “Hayır” dediğini belirten Çavuşoğlu, diğer yandan PKK ve FETÖ’nün de gece gündüz hayır kampanyası yürüttüğüne dikkati çekti.

Mevlüt Çavuşoğlu, MHP’de yönetimi ele geçirmek için de “Hayır” diyenlerin olduğunu vurgulayarak, “Bu, vatan millet meselesidir, Türkiye’nin geleceği meselesidir. Lütfen bu duygularla ‘Hayır’ diyen arkadaşlarımıza tek tek gidin anlatın.” şeklinde konuştu.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, referandum çalışmalarına devam edeceğini vurgulayarak, “Hollanda’ya gideceğiz, Fransa’ya gideceğiz, İsviçre’ye gideceğiz ama Türkiye’nin değişik yerlerine de gideceğiz. İnşallah Edirne’den Güneydoğu’ya, Doğu’ya kadar Türkiyemizin her yerini karış karış gezeceğiz ve anlatacağız.” ifadelerini kullandı.

Lost Password