Bakan Çavuşoğlu Gündemi Değerlendirdi

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, bugün bakanlıkta bazı medya organlarının temsilcileri ve köşe yazarlarıyla bir araya geldi.

Gündeme dair değerlendirmede bulunan Çavuşoğlu, Almanya’nın ardından Hollanda’da da yapılacak etkinlikle ilgili bir soruyu yanıtladı.

Hollandalı yetkililerin, aşırı sağcı Özgürlük Partisi lideri Geert Wilders’ın seçim sürecinde “ekmeğine yağ süreceği için” kendilerine seçimden sonra miting için gelin diye bir talepte bulunmadığını belirten Çavuşoğlu, böyle bir talebin gelmiş olması durumunda, bir dostun ricasını kırmayacaklarını, tereddüt etmeden kabul edeceklerini anlattı.

Çavuşoğlu, Hollanda’daki etkinlik tarihini belirlerken ülkede seçimin olup olmadığını değerlendirmediklerini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Önce Başbakanın (Mark Rutte) ‘Türkler gelemez, gelmesin’ diyerek Wilders gibi popülizm yapması, daha sonra bunu büyütmeleri ve Wilders’ı da bu işin içine katmaları doğru bir yöntem değil. Şimdi biz bunlardan korkup da, gelemez dedikten sonra toplantılarımızı da iptal edemeyiz.

Dün Dışişleri Bakanı (Bert Koenders) ile bir görüşme yaptım. Kendisine de söyledim, bugün de cevap bekliyorum kendisinden. Her şeye rağmen, önceki açıklamalarımıza rağmen kaygınız buysa görüşürüz ama yok sizdeki seçimden sonra da mitinglere karşıysan beni kimse durduramaz, bu cumartesi giderim ve toplantımı yaparım. Siz salonları iptal edin, ne yaparsanız yapın biz yapacak bir yer buluruz. Nasıl Hamburg’da yaptıysak bu sefer Rotterdam’da çok daha geniş, çok daha kalabalık bir toplantıyla yaparız. Bugün haber bekliyorum Bert Koenders’dan. Kendisi bugün arayacak, ona göre de bugün kararımızı vereceğiz.

Rica ederse seçim sonrası gel diye, adam gibi rica ederse yalnız, öyle şey yok baskıyı maskıyı kabul etmeyiz biz, seçim sonrası cuma ya da cumartesi günü gidebiliriz. Yok her şartta bizim için zor derse, bu cumartesi ben giderim. Gideceğim. Çünkü vatandaş bu baskıdan dolayı gerçekten böyle patlayacak duruma gelmiş ve çok üzgün. Biz oraya gitmezsek bu sefer vatandaş yalnız bırakılmış hissesine kapılıyor.”

“YPG Münbiç’ten çıkmamakta direnirse Türkiye’nin politikası ne olur?” sorusuna karşılık Çavuşoğlu, Türkiye’nin hedefinin El Bab’dan sonra öncelikle Münbiç olduğunu başından beri net şekilde söylediklerini ifade etti.

Rakka konusunda zaten stratejiyi belirlemek için ortak çalışmaları sürdürdüklerini dile getiren Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

“Dolayısıyla çıkmazsa, biz de Münbiç’e gittiğimiz zaman karşılaşırsak YPG’yi vuracağımızı daha önce net bir şekilde ifade ettik. Cumhurbaşkanımız, başkomutan olarak da ifade etti. Tabii Rusya’nın iddiaları var, başka konular var, ama Amerikalılar da bu iddiaları reddediyor biliyorsunuz. ‘Bir anlaşmamız yok’ diyor, ‘mutabakatımız yok’ diyor. Ruslar Münbiç’te veya başka yerde YPG’yi korumak, kollamak ya da desteklemek için bir faaliyette bulunursa, bu bizim için sorun. Biz buna karşı çıkarız. Ama gittiği yerde mesela YPG’nin oradan temizlenmesi için gayret sarf ederse bunu da destekleriz. Bizim için burada en önemli kriter YPG’dir, terör örgütüdür. DEAŞ kadar hassasız bu konuda. Türkiye’nin geleceği için sınırımızın öbür tarafında bu yapılanma, bizim için hassastır. Buradaki ayrımı çok iyi yapalım.”

Suriye’de çözüm bulunması konusunda Türkiye’nin son dönemde yürüttüğü diplomatik çabaları anlatan Çavuşoğlu, Türkiye’nin yapıcı ve dışlamayan kapsayıcı tutumunu herkesin gördüğünü söyledi. Çavuşoğlu, bu noktada hiçbir ülkeyi dışlamadıklarını dile getirerek, “Çözüm için, barış için, istikrar için Suriye’de çaba sarf ediyoruz.” diye konuştu. Bu doğrultuda birçok ikili ve üçlü toplantılar yaptıklarını ifade eden Çavuşoğlu, ABD’yi de başından beri Astana sürecinin içinde tuttuklarını belirtti.

Çavuşoğlu, “Arazide bir taraftan ateşkesin kalıcı hale gelmesi gerekiyor, ihlallerin durdurulması gerekiyor diğer taraftan da terör örgütleriyle mücadele etmek gerekiyor. Biz en baştan beri terör örgütleriyle mücadelede, DEAŞ ile ve diğer terör örgütleriyle mücadelede, herkesle iş birliği yapabileceğimizi söyledik ve uygulamada gösterdik.” şeklinde konuştu.

Genelkurmay başkanlarının Suriye’nin geleceği ve bölgesel iş birliği konusunda Antalya’da bir araya gelmesinin anlamlı olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, “Burada DEAŞ ile mücadele derken, Suriye’nin toprak bütünlüğünü sağlama konusunda ortak düşünce varken, dikkatli adım atmak gerekiyor. Şu anda Suriye’de çatışmaların, kazaların olmaması için de ortak tedbirler almak gerekiyor. Anlık bilgi paylaşımının olması şarttı. Bu anlamda üç genelkurmay başkanının Antalya’da buluşması önemlidir.” ifadesini kullandı.

Rakka konusunun toplantıda gündeme geldiği bilgisini veren Çavuşoğlu, “Rakka konusunda henüz verilmiş bir karar yok. ABD’nin de kafası karışık şu anda, öyle görülüyor.” açıklamasında bulundu.

Çavuşoğlu, ABD’li muhataplarıyla yaptıkları birçok görüşmede hassasiyetlerini anlattıklarını belirterek, Münbiç örneğinde PKK’nın Suriye’deki uzantısı YPG’nin gittiği yerlerden çekilmediğini, etnik temizlik yaptığını ilettiklerini kaydetti.

Antalya’daki genelkurmay başkanları düzeyindeki toplantının ardından liderlerin bir araya gelmesinin söz konusu olup olmadığına dair bir soru üzerine Çavuşoğlu, “Şu anda planlanan bir şey yok ama neden olmasın.” dedi.

Münbiç’ten YPG’nin temizlenmesinin önemine işaret eden Çavuşoğlu, YPG’nin batıya doğru ilerleyerek terör kantonu kurmak istediğini söyledi.

Çavuşoğlu, “Şimdi Rusya ve rejim, onlar da o taraftalar. Tabii yarın değişik gruplar arasında başka çatışmalar da kaçınılmaz. Burada özellikle YPG bir terör örgütü olarak daha fazla toprak elde etmek istiyor Suriye içinde, daha fazla genişlemek istiyor. Rakka’yı da DEAŞ’tan temizleyip geri gelecek değil. YPG’nin DEAŞ ile bir problemi de yok, sadece DEAŞ’tan alınmasını fırsat olarak kullanıyor. Burada önemli olan YPG’nin Münbiç’ten tamamen temizlenmesidir.” değerlendirmesinde bulundu.

Bir soru üzerine Çavuşoğlu, Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel ile dünkü toplantısında birçok konuyu ele aldıkları bilgisini vererek, Almanya’nın Türk bakanların toplantılarını engellemeye çalışmasının hukuki olmadığını, sistematik olduğunu aktardığını belirtti. Çavuşoğlu, etkinliklerin engellenmesi için polisin, istihbaratın baskı yaptığına vurgu yaparak, iş yerlerinin lisanslarının iptal edildiğine dikkati çekti.

Çavuşoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Siz dedim ‘Hayır’ tarafını tutuyorsunuz, yani Almanya, oradaki konuşmalarımda da söyledim. Türkiye’deki seçimlerde sizin taraf tutmamanız gerekiyor. Biz defalarca geldik. Almanya’da halka hitap ettik, Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız bizzat, bugüne kadar Alman siyasetinde hiç taraf tuttuk mu? Bugüne kadar Almanya aleyhinde hiç konuşmalar olmadı ama bundan sonra da olmasın, bugüne kadar olmadıysa zaten bundan sonra niye olsun? Biz vatandaşlarımıza ‘entegre olun, katkı sağlayın, siz de haklarınızdan faydalanın’ diyoruz. Bunun size bir zararı var mı? Yok. Bugüne kadar olmadı. Ama siz bizim içerideki referandumumuza karışıyorsunuz.”⁠⁠⁠⁠

Türkiye ile ilgili organize şekilde basının, siyasetçilerin çok saldırgan bir tutum sergilemelerini doğru bulmadıklarının altını çizen Çavuşoğlu, “Biz sizin iç siyasetinize karışıyor muyuz? Hayır. Siz de bize karışmayın.” diye konuştu.

Organize şekilde devlet kurumları tarafından uygulanan baskıdan Türk toplumunun çok rahatsız olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, Hamburg’da Türklerle bir araya geldikleri toplantının da bir vatandaş buluşması olduğunu, seçimle ilgisi bulunmadığını aktardı.

Çavuşoğlu, “Evet veya hayır verin gibi bir şey yapmadık, zaten demeye gerek yok vatandaş çıldırıyor, gerçekten içi dolu. Burada bazen ‘Alman dostum Sigmar’ deyince ‘Bunlara dost demeyin’ diye aşağıdan herkes bağırıyor.” dedi.

Almanya’daki Türk toplumunun duygu olarak Almanya’dan kopmaya başladığını dile getiren Çavuşoğlu, bunun sorumlusunun devletin baskıcı politikaları olduğunu söyledi. Çavuşoğlu, Almanya’nın Türkiye’yi ekonomik olarak tehdit etmesinden kendilerinin daha zararlı çıkacağının altını çizdi.

Venedik Komisyonunun anayasa değişikliğine ilişkin raporunu da değerlendiren Çavuşoğlu, bu kurumun sadece teknik görüş bildirmek veya hukuki danışmanlık yapmak için kurulduğunu ancak 2010 yılından itibaren komisyonun siyasi mütalaalarda bulunmaya başladığını kaydetti. Bakan Çavuşoğlu, “Hukuki görüş bildirmesi gereken bir kurum, siyasi görüş bildirirse biz bunu reddederiz. Politize olmaması lazım. Komisyonun hazırladığı bu siyasi rapor taslağının, görüşlerimiz de alınmadan basına sızdırılması ahlaki değildir, bizim için bu saatten sonra komisyonun raporu kabul edilebilir değildir.” diye konuştu.

Başkanlık sistemine ilişkin görüşlerini de paylaşan Çavuşoğlu, “Burada ne tek adamlık var ne de güçler ayrılığında bir sorun var.” dedi.

Bugünkü olağanüstü halin (OHAL), referanduma ya da seçime engel teşkil etmediğini, vatandaşın özgürlüklerini, temel haklarını kısıtlamadığını anlatan Çavuşoğlu, tek hedefin devlet kurumları içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyelerinin olduğunu vurguladı. Fransa’da da OHAL olduğunu ve o süreçte cumhurbaşkanının seçildiğini hatırlatan Çavuşoğlu, “Fransa gidebiliyorsa, Türkiye de pekala referanduma gidebilir.” ifadelerini kullandı.

Dün Alman mevkidaşıyla görüşmesinde, muhatabına yaklaşık 30 toplantı yapmak için liste verdiklerini ifade eden Çavuşoğlu, beklentilerinin Almanya’dan bu sorunu ortadan kaldırması olduğunun altını çizdi.

Mevlüt Çavuşoğlu, Türk vatandaşlarının bu ülkede oy kullanmasının engellenmesine yönelik çalışmalar olup olmadığının sorulması üzerine de “Vatandaşlarımızın demokratik hakkını kullanmasını engellemek yüzde yüz Nazi uygulaması olur. Böyle bir şey düşünmek bile istemiyoruz. Buna yönelik bir sinyal olmadı. Böyle bir gelişmenin olmasını da beklemiyoruz.” yanıtını verdi.

Kardak konusunda Yunanistan’ın tutumuna yönelik bir soruyu cevaplayan Çavuşoğlu, Avrupa ülkelerinin de Rum kesiminin de ırkçı parti ya da şahısların esiri olduğunu vurguladı. Yunanistan’da ırkçı partinin genel başkanı olan Savunma Bakanı’nın ikide bir bu tarz açıklamalar yaptığını dile getiren Çavuşoğlu, Türkiye ile Yunanistan arasında ilk Kardak krizinden sonra başlatılan, adaların durumu, kara suları, sivil havacılık kontrolü gibi konuların görüşüldüğü “istikşafi görüşmeler” denilen bir mekanizmanın var olduğunu söyledi.

Bakan Çavuşoğlu, “Ege’deki adalar konusu da sık sık gündeme geliyor, sürekli bizi suçlamaya yönelik ama biz net bir şekilde söylüyoruz. Sadece bizim dönemimizde değil Kardak’tan itibaren bu adaların hukuki ve fiili statüsünde bir değişiklik olmamıştır. Bu konuda bizim ortak bir komisyonumuz da var. Çalışıyoruz.” dedi.

O zamanki ABD yönetiminin El Bab operasyonundan rahatsız olduğunu, şu andaki farklı görüşlerin sebebinin de askeri kanada ya da özel temsilciye bakıldığında, Obama döneminde görev yapan ve YPG ile içli dışlı olan kişiler olduğunu belirten Çavuşoğlu, ABD’de değişik gruplar arasında görüş farklılıkları olduğunu belirtti.

Türkiye ile İran ilişkilerine de değinen Çavuşoğlu, dünyada her ülkenin bu ülkeyle ticaret yapmanın çok zor olduğunu söylediğini anlattı. İran ile ilişkileri hep iyi götürmek istediklerini, bu çerçevede ticareti de artırmaya başladıklarını dile getiren Çavuşoğlu, “İran’ın tamamen izole edilmesine de karşıyız ama diğer taraftan da İran’ın Suriye, Irak, Bahreyn ve diğer bölgelerdeki politikalarını da desteklemediğimizi, doğru olmadığını da çok net İranlıların yüzüne de söylüyoruz.” şeklinde konuştu.

Bakan Çavuşoğlu, Avrupa’nın tavrının Suriye’deki politikaları etkileyip etkilemeyeceğinin sorulması üzerine, “Esasen burada Türkiye elindeki gücü Avrupa’nın aleyhine kullanmayacağını, Avrupa’yı dışlamayacağını ve elindeki gücü de olumlu kullanacağını dosta düşmana herkese göstermiştir. Fakat esas mesele genel kıskançlık, Türkiye’nin bağımsız olması, çok yönlü dış politika izlemesi, başka yerlere doğru gitmesi… Yani şu anda Türkiye’yi takip etmek de istemiyorlar, bir yerde tutmak istiyorlar.” ifadelerini kullandı.

Çavuşoğlu, Suriyeli pilotla ilgili herhangi bir gelişmenin olup olmadığının sorulması üzerine de konuya ilişkin yeni bilgiye sahip olmadığını, şu anda pilotun tedavisinin devam ettiğini söyledi.

Çavuşoğlu, “Güvenlik kaygılarınız nedeniyle Suriye’nin Türkiye sınırına yakın bir bölgesinde üs talebiniz, beklentiniz söz konusu olabilir mi?” sorusuna cevaben de herhangi bir üs talepleri ve planlarının olmadığını vurgulayarak, Türkiye’nin mevcut durumda bölgenin terörden arındırılması ve bu bölgeden Türkiye’ye yönelik bir tehdidin olmaması istediğini kaydetti.

Türkiye’nin Suriye konusundaki vizyonuyla İran ve Rusya’nın yaklaşımının çakışıp çakışmadığının sorulması üzerine Çavuşoğlu, Türkiye’nin attığı adımlarda farklılıkları değil ortak atılabilecek adımları ön plana çıkardığını belirterek, Suriye’nin toprak ve sınır bütünlüğü konusunda ortak bir konsensüs olduğunu dile getirdi.

Çavuşoğlu, Suriye’nin geleceğiyle ilgili kararı da muhalefet ve rejimin birlikte vermesi gerektiğini söyledi.

Çavuşoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun hem Türk hem Bulgar vatandaşı, Bulgaristan-Türkiye Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Erdinç İsmail Hayrullah’ın, seçimlerde partisine oy istemek için Türkiye’de propaganda yapmasına izin verilmediği iddiasına ilişkin Türkiye’nin yurt dışından gelecek siyasilere çifte standart uygulayıp uygulamadığının sorulması üzerine, Türkiye’nin hiçbir zaman bu konularda çifte standart içinde olmadığını vurguladı.

Bakan Çavuşoğlu, “Bulgaristan’ın Türkiye’de yaşayan soydaşlarımıza, artık çifte vatandaş olanlar da var, yönelik uyguladığı politika esasen kabul edilir bir politika değil, onların Türkiye’de oy kullanmasını engelleyen yaklaşımlardır. Orada da yine ırkçı partinin girişimiyle bu kararlar alınıyor.” şeklinde konuştu.

Çavuşoğlu, yarın Moskova’da düzenlenecek Türkiye-Rusya Üst Düzey İşbirliği Konseyi (ÜDİK) toplantısına ilişkin, “Toplantıyla Türkiye ile Rusya arasındaki normalleşme süreci tam ve etkili bir biçimde 24 Kasım öncesine döner mi?” sorusu üzerine, önemli bir mesafe kat edileceğini düşündüklerini belirtti. Çavuşoğlu, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile Bonn’da yaptıkları görüşmede, Lavrov’un Rusya’da çalışanlara, bu ülkeyle ticaret yapan iş adamlarına yönelik vizeyi kaldırabilecekleri ve ürün taşıyan tır şoförlerine yönelik de vize konusunda adım atabilecekleri sinyalini verdiğini anlattı.

Çavuşoğlu, bir soru üzerine Rus ve Türk askerlerinin, bir daha kazaların ya da hataların olmaması için birlikte çalıştıklarını, bu kapsamda Münbiç’in güneyindeki yolun geçici sınır olarak karşı karşıya gelinmemesi için belirlendiğini ifade etti.

Lost Password